Ülkücü Medya

BİRİNCİ CİHAN HARBİ, OSMANLI KAYIPLARI VE GÖZLERİ KÖR EDİLEN ESİRLERİMİZ

Ali BİLİR

28 Eylül 2019 Cumartesi 21:40

Son iki yüz yılda nüfusu ve nüfuzu hızla eriyen tek millet Türklerdir. Bu acı ve katlanılmaz gerçeğe rağmen bu soykırımın uygulayıcısı Hristiyan dünyası ve yerli işbirlikçileri, tarihi gerçekleri ters yüz etmekte, Türkleri soykırım yapan bir millet gibi dünya kamuoyuna sunmaya çalışmaktadır.

1. Dünya savaşında inanılmaz insan kaybına sebep olan olaylar hakkında muteber kaynaklardan derlediğimiz gerçekleri değerli okurlarımıza sunmayı bir görev biliyoruz.

  ***

1. DÜNYA SAVAŞI'NDA OSMANLI ORDUSU; ESİR DÜŞENLER VE ŞEHİT OLANLAR:

* Osmanlı ordusunda, Kasım 1914 itibariyle, yaklaşık 2.500.000 asker mevcuttu. Savaş sona erdiğinde ise, ortaya çıkan kayıp ürperticiydi: şehit, hasta, yaralı, kayıp, firar ve esir sayısının toplamı 1.560.000'di. Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918'de, Limni Adası'nın Mondros Limanı'nda bekleyen Agamemnon zırhlısında masaya oturup "Mondros Ateşkes Anlaşması"nı imzalamak mecburiyetinde kalmıştı.


- Genelkurmay (ATASE), Kızılay ve Kızılhaç arşivlerine göre:
1) İngiltere'yle savaştığımız Irak, Sina, Filistin, Çanakkale, Suriye ve Yemen cephelerinde esir düşen Mehmetçik sayısı 134.000,
2) Rusya'yla sadece Kafkas Cephesi'nde yapılan savaşlarda esir düşenlerin sayısı ise yaklaşık 65.000'dir ve bu sayıya 60.000 civarındaki sivil esir dâhil değildir.
3) Buna, Avrupa ülkelerinde ve sıcak savaşın yaşandığı bölgelerde esir edilen 100.000 civarındaki sivil de dâhil edildiğinde esir toplamı 360.000'e ulaşmaktadır.
4) Dünyanın dört bir yanına savrulan bu canlar, düştükleri esaret ateşinde 1926 sonlarına kadar kavrulacak, ayakta kalıp eve dönebilen esir sayısı 135.000 civarında olacaktır!


1) İngilizlere esir düşenlerin yaklaşık 20–22 bini,
2) Ruslara esir düşenlerin ise 40–45 bini ya ölmüş veya kayıptır!
3) Savaşta esir düşen toplam 205.000 askerin yanı sıra 450.000 Mehmet de cephede aldığı yara ve hastalıklarla boğuşarak vefat etmiştir. "
4) Kayıp" olarak geçen 60.000 Mehmet ise muhtemelen şehit olmuş; ama kayda geçmemiştir.


- Bu rakamlar toplam mevcut içinde % 27'lik bir oran demektir ki, bu kayıp, savaşan ülkelerin hiçbirinde yoktur.

   ***

GÖZLERİ KÖR EDİLEN OSMANLI ASKERLERİ...

Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlere, 134 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi.

Kampın tam adı, 'Seydibeşir Kuveysna Osmani Useray-I Harbiye Kampı' idi.

Bu kampta, 1918'de Filistin Cephesinde esir düşen 16. Tümen'in 48. Alayı'na bağlı Osmanlı askerleri tutuluyordu.

12 Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, ağır hakaretler ve aşağılamaya maruz kaldılar.

İnsanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermenilerdi…

Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle,  İngiliz komutanlar zulümlerini artırdılar.

Savaş bitmişti. Kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, İngilizlerin işine gelmiyordu. Çünkü, olası yeni bir savaşta, bu askerlerin yeniden karşılarına çıkabilecekleri, İngilizlerin beyinlerine işlenmişti.

Çözümleri vahşiyane idi, toplu katliamdı. Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Suya normalin çok üzerinde 'krizol' maddesi katılmıştı. Mehmetçik, suya ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu. İngiliz Askerleri, dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermediler.

Mehmetçikler, bellerine kadar gelen suya başlarını sokmak istemediler. İngilizler havaya ve başlarının üzerine ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için, çömelerek başlarını suya soktular. Sonuç tam bir felaketti. Başını sudan çıkaran artık göremiyordu, gözleri yanmıştı…

Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi. Ve (15 bin) askerimiz kör oldu.

Bu iddiaların dayandığı iki esaslı belge var. Bunlardan biri, 28 Haziran 1921 tarihli bir TBMM Hükumeti kararıdır. Kararda TBMM başkanı olarak Mustafa Kemal Paşa’nın ve onbir bakanın imzaları yer almaktadır. Bu belge, TBMM Hükümetinin, Mısır'daki esir kamplarında 15.000 esiri kasten malûl bırakan İngiliz tabipleriyle, garnizon kumandan ve zabitleri hakkında siyasi takibatın başlatılması için harekete geçilmesinin kararlaştırdığına ilişkindir.

Diğer bir belge ise, Meclis'in 28 Mayıs 1921 cumartesi günü yapılan 37, oturumunda Edirne milletvekilleri Faik ve Şeref beylerin verdikleri yazılı önergedir. Bu önergede şu ifadeler yer aldı: - “..Mısır’da bilintizam, İngiliz’in tathiratı fenniye (ilâçla temizleme) bahanesiyle, miktar-ı muayyeninden (yeterli miktardan fazla) ’krizol’banyosuna sokarak gözlerini kör ettikleri, 15.000 vatan evlâdının üzerinde irtikab edilen (yapılan) bu cinayetin müteammit (önceden tasarlayan) failleri olan İngiliz tabipleriyle garnizon kumandan ve zabitlerinin tecrim (suçlu ilan) edilmesini de ilave eyleriz...”

Yeni kurulan devletin bin türlü derdi vardı. Ağır sorunlarla uğraşan TBMM' de bu hesap sorma işi uyutuldu, unutuldu.

Sonuç olarak, Ermeliler soykırım yapıldı diye dünyayı ayağa kaldırıyor. Bizler, Türklere yapılan soykırım ve cinayetleri dile getirmiyor, tarihimizin zaferleri ile gurur duyuyor, felaketlerini görmezden geliyoruz…

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.