25 Temmuz 2017
  • İstanbul25°C
  • Ankara17°C
  • Yozgat14°C
  • İzmir21°C
  • Adana24°C
  • Bursa20°C

BAKAN TÜFENKÇİ: 15 TEMMUZ OLMASAYDI MİLLİ GELİRİMİZ BUGÜN 50 MİLYAR TL FAZLA OLACAKTI

GÜMRÜK ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi 15 Temmuz darbe girişiminin Türk ekonomisinin büyüme performansını sekteye uğrattığını söyledi.

Bakan Tüfenkçi: 15 Temmuz Olmasaydı Milli Gelirimiz Bugün 50 milyar Tl Fazla Olacaktı

08 Temmuz 2017 Cumartesi 17:26

GÜMRÜK ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi 15 Temmuz darbe girişiminin Türk ekonomisinin büyüme performansını sekteye uğrattığını belirterek, "Eğer 15 Temmuz gibi hain bir darbe girişimi ile milletimize ve ekonomimize yöneltilmiş bir tehdit olmasaydı, 2016 yılının üçüncü ve dördüncü çeyreklerinde büyüme oranlarımız 2015 yılının aynı dönemlerindeki gibi gerçekleşseydi, ekonomimiz daha yüksek gelir seviyesine ulaşacaktı. Öyle ki, 2015 yılının dördüncü çeyreğinde yüzde 7.4 oranında büyüyen ekonomimiz 2016 yılında da bu düzeyde büyümeyi başarsaydı, bugün milli gelirimiz yaklaşık 50 milyar TL daha fazla olacaktı" dedi.

Kayseri Ticaret Odasının yeni binasının açılış törenine Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, çok sayıda milletvekili, Vali Süleyman Kamçı,TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TSEK Başkanı Bendevi Palandöken, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik ve çok sayıda davetli katıldı.

dha-3dcf9c4a68cd49b0c6634142d3781783-1.jpg

 Arıza nedeniyle toplantının yapıldığı salonda 10 dakikalık elektrik kesintisi olurken, Bakan Bülent Tüfenkçi, 15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye'ye olan ekonomik maliyetini anlattı. 15 Temmuz'a rağmen Türkiye ekonomisinin en hızlı büyüyenler arasında bulunduğunu belirten Bakan Tüfenkçi, "Türkiye ekonomisi, tüm dünyayı etkisi altına alan 2009 yılındaki küresel ekonomik krizden bu yana kesintisiz bir şekilde 27 çeyrek boyunca ortalama yüzde 7 oran ile büyümeyi başarmıştır. Ancak 15 Temmuz'da yaşanan hain darbe girişimi bu kesintisiz büyüme performansını sekteye uğratmıştır. Her şeye rağmen güçlü ekonomimiz, toparlanma sürecini hızla hayata geçirmeyi başarmıştır. Eğer 15 Temmuz gibi hain bir darbe girişimi ile milletimize ve ekonomimize yöneltilmiş bir tehdit olmasaydı, 2016 yılının üçüncü ve dördüncü çeyreklerinde büyüme oranlarımız 2015 yılının aynı dönemlerindeki gibi gerçekleşseydi, ekonomimiz daha yüksek gelir seviyesine ulaşacaktı. Öyle ki, 2015 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 5.9, dördüncü çeyreğinde ise yüzde 7.4 oranında büyüyen ekonomimiz 2016 yılında da bu düzeyde büyümeyi başarsaydı, bugün milli gelirimiz yaklaşık 50 milyar TL daha fazla olacaktı" diyerek başladı.

NOT İNDİRİMLERİ SİYASİ

dha-3dcf9c4a68cd49b0c6634142d3781783-2-t.jpg

Tüfenkçi, 15 Temmuz'un hemen ardından da not indirimlerinin tamamı siyasi kaygılar güttüğüne dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Yine benzer olarak, gerek AB tanımlı borcun gelire oranında, gerekse de bütçe açığının gelire oranında birçok Avrupa Birliği ülkesinin gıpta ile baktığı bir konumda bulunan ülkemiz, bu ülkelere kıyasla daha düşük kredi notları ile notlandırılmıştı. Gelin size, 15 Temmuz ile beraber ekonomimiz ve ülkemiz üzerinde oynana oyunun resmini bir de şöyle çizmeye çalışayım. 2015 yılı sona erdiğinde 3,2 milyon seviyesinde olan işsiz sayısını 2016 yılının ilk beş ayı sonunda 2,9 milyona kadar düşürmeyi, işsizlik oranımızı ise, yüzde 9,4'e kadar geriletmeyi başarmıştık. İşsizliğin azaltılması ve vatandaşlarımıza istihdam sağlanması noktasında çalışmalarımız yoğunlukla devam etmekteydi ancak 15 Temmuz gibi bir ihanetin sonucunda ekonomimize ağır faturalar ödenmek istendi. 2016 yılı Mayıs ayı sonu itibarıyla 2,9 milyon kişi olan işsiz sayısı 2016 yılı sonu itibarıyla 3,9 milyona kadar yükseldi, istihdam edilen kişi sayısı da yaklaşık 1 milyon geriledi. 15 Temmuz gibi bir ihanet yaşanmasaydı bugün işgücü istatistikleri bazında bahsettiğim 2016 yılının Mayıs ayından daha iyi bir konumda olabilecektik. Ancak, bütün bu ihanetler bizi yolumuzdan çevirmedi ve 15 Temmuz'un türlü olumsuzluklarına rağmen Sayın Cumhurbaşkanımızın da önderliğinde işgücü piyasalarımıza yeniden can suyu sağladık; İçinde bulunduğumuz yıl itibarıyla 1,1 milyon kişiye istihdam sağladık.'

BORSA'DA REKOR SEVİYEDE İŞLEM

FETÖ/PDY terör örgütünün hain darbe girişiminin hemen ardından felaket tellallığı yapan kesimlerinin çirkin oyunlarını borsa üzerinde de yürütmeye çalıştıkmlarını kaydeden Tüfenkçi, "15 Temmuz'un hemen sonrasındaki haftada BIST100 endeksi %13,3 değer kaybı ile 22 Temmuz ile sona eren haftada 71 bin puana kadar gerilemişti. Buna bağlı olarak Borsa İstanbul'un piyasa değeri bir hafta içerisinde 80 milyar TL azalmıştı. İşte bu çirkin oyuna alet olan kesimler bu gerilemenin devam edeceğini ve borsamızın çöküntüye gireceğini düşünmüş olsa da bugün geldiğimiz noktada Borsa İstanbul Cumhuriyet tarihinin rekor seviyesinde işlem görmektedir. Özellikle Nisan ayındaki halkoylamasının ardından milletimizin evet dediği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş döneminin başlamasıyla beraber piyasalardaki alıcılı seyir güçlenerek devam etmiştir" dedi.

ESNAF KREDİLERİNDE YUKARI DOĞRU ARTIŞ TRENDİ BOZULMAMIŞTIR

Geçen yıl meydana gelen kanlı darbe girişiminin hemen ertesinde esnafın kepenk kapatmak yerine, mallarıyla bedenleriyle canhıraş bir biçimde siper olduğunu anlatırken, salondakilerin alkışladığı Bakan Tüfenkçi, "İktisadi ve sosyal hayatın sürmesi için birilerinin ekonomiyi durduralım çağrısının aksine esnafımız ve tüccarımız dik ve omurgalı durmuşlardır. Hain darbe girişiminin etkilerinin görülmesi bakımından 2016 yılının ve 2017'nin ilgili dönemlerinin kıyaslanması gerektiği kanaatindeyim. 15 Temmuz darbe girişimi esnaf ve sanatkârlar için ekonomik olumsuzlukları beraberinde getirse de oturmuş kredi ve kefalet kooperatifçiliği ekonomimizin kılcal damarlarına vurulmak istenen bu darbeyi emmiş, esnaf ve sanatkârlarımızı korumuştur. Bir de kurulan kapanan şirket istatistiklerine bakalım. Darbe girişimi öncesi (1 Ağustos 2015 - 1 Temmuz 2016) kurulan şirket sayısı 122 bin 839, kapanan şirket sayısı 43 bin 466'dır. Yani mevcut şirket sayısı 79 bin 373'tür. Darbe girişimi sonrası (1 Ağustos 2016 - 1 Temmuz 2017) kurulan şirket sayısı 118 bin 288, kapanan şirket sayısı ise 38 bin 323'tür. Yani mevcut şirket sayısı 79 bin 965'tir. Görüldüğü üzere yerli şirketlerin sayısında azalmadan ziyade bir miktar da olsa artış yaşanmıştır. Bir başka dikkat çekeceğim noktada darbe girişimi sonrası kapanan şirket sayısı, darbe girişimi öncesi kapanan şirket sayısından daha azdır. Yani milletimiz hain darbe girişimine karşı her alanda direncini göstermiştir" diye yorumda bulundu

15 TEMMUZ'UN EN AĞIR FATURASI TURİZM SEKTÖRÜNE KESİLDİ

15 Temmuz hain darbe girişiminin en ağır faturası turizm sektöründe gözlemlendiğinin altını çizen Bakan Bülent Tüfenkçi, "Oluşturulan suni algı sonucu 2016 yılının Temmuz ayında ülkemize giriş yapan turist sayısı yüzde 36,7 oranında geriledi. Temmuz sonrasından yıl sonuna kadar geçen dönemde ise turist sayısındaki gerileme aylık ortalama yüzde 26 oranında gerçekleşti. 2017 yılıyla beraber bu alandaki yaralarımızı da hızla sarmaya başladık. Yılın ilk beş ayı itibarıyla ülkemize gelen turist sayısı yüzde 5,6 artış gösterirken, Nisan ayında yüzde 18,1, Mayıs ayında ise yüzde 16,2 artış göstermiştir. İnanıyoruz ki bu yaz sezonunda turizm sektörü geçen yılın ağır faturasının yaralarını hızla saracak. 15 Temmuz'da yaşanan ve başarısız olan hain darbe girişiminin turizme etkisini şöyle de değerlendirebiliriz.15 Temmuz'dan önceki 10 aylık dönemde ülkemize gelen turist sayısı 24,2 milyon iken darbe girişimi sonrasındaki 10 aylık dönemde ise bu sayı 19,9 milyon kişiye gerilemiştir. Ortalama bir turistin harcama miktarının 700 dolar olduğu değerlendirilirse 15 Temmuz hain darbe girişimi ile beraber turizm gelirlerindeki gerilemenin yaklaşık 3 milyar dolar olduğu değerlendirilebilir" diye konuştu.

DIŞARDAN GELEN YATIRIMLAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin iradesi sayesinde hain darbe girişiminin gerek uluslararası gerek yerli yatırımcı üzerinde etkisinin neredeyse hiçe yakın olduğunu, hatta bazı verilerde artışı engelleyemediğini belirten Tüfenkçi, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Oluşturulmaya çalışılan olumsuz algıya rağmen ülke ekonomimize dış dünyanın ilgisi azalmamıştır. Darbe girişimi öncesi (1 Ağustos 2015- 1 Nisan 2016) gelen doğrudan yabancı sermaye miktarı 9,6 milyar dolar iken, darbe girişimi sonrası gelen doğrudan yabancı sermaye miktarı (1 Ağustos 2016- 1 Nisan 2017) 9,4 milyar dolardır. 2016 yılı ilk dört aylık doğrudan yabancı sermaye miktarı 3,4 milyar dolar iken 2017 yılı ilk dört aylık yabancı sermaye miktarı ise 3,6 milyar dolardır. Bu rakamlara baktığınızda darbe girişiminin olumsuz etkisini yabancı yatırımlar bazında telafi ettiğimizi ve hatta dört aylık veriler bazında geçen seneye göre iyileşme olduğunu göreceksiniz. 2016 ilk dört ayında gelen iştirak sayısı 59 iken bu senenin ilk dört ayında gerçekleşen iştirak sayısı ise 67. Hatta şunu da ifade edeyim darbe girişimi sonrası 2016 Ağustos- Aralık dönemine baktığınız da 84 iştirak gerçekleşmiş. Bu da o sene gerçekleşen iştiraklerin yüzde 41'ine tekabül ediyor. Bir önceki yılın aynı dönemine bakıldığında bu oran yüzde 43 olmuş. Bütün bu veriler bize hain darbe girişiminin gerek uluslararası gerek yerli yatırımcı üzerinde etkisinin neredeyse hiçe yakın olduğunu, hatta bazı verilerde artışı engelleyemediğini söyleyebiliriz.'

TÜRKİYE'NİN KARŞILAŞTIĞI EN BÜYÜK İHANET

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki de sözlerine 15 Temmuz'un yıldönümüye ilişkin konuşma yaparak başladı. Özhaseki, "15 Temmuz sadece ülkemize yönelik hain darbe girişimi değil. Tüm mazlum milletlerin ümidine yapılmış bir girişimdir. Bu darbe girişimi Türkiye'nin tarihinde karşılaştığı en büyük ihanettir. Cumhurbaşkanımızın cesareti ve dirayeti, milletimizin cesareti ve desteğiyle bu önemli tehlikeyi atlattık. Şu anda arınma dönemindeyiz. Sızıntı sızıntı diye devletin içine sızanları, beyinleri yıkayanları temizlemeye başladık. Bu mücadele haksızlık olmasın eyvallah ama devletine hainlik yapanlar, vatandaşlarımızı, kardeşlerimizi acımasızca öldürenler de elbette cezasını çekecek. Kanun Hükmündeki kararname PKK ve FETÖ örgütleri için çıktı" dedi

Özhaseki, Kayseri Büyükşehir belediye başkanlığı döneminde CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine adaletsizce saldırdığını ve bunun karşılığında kazandığı davalardan millete sucuk ısmarladığını da dile getirerek, "Adalet, adelet diye bu gün yollara düşenler, benim olayımda olduğu gibi gerçekler ortaya çıkınca kös kös gidiyorlar. Benimle, belediyemle ilgili 300 sayfa yalanlar yazdılar. Şimdi koltuk altından kaçmasın diye yalpa yapıp, kendini yollara vuruyor. Hakimlere, savcılara iftiralarda bulunuyorlar" diye sözlerini tamamladı

KTO yeni hizmet binasının açılışında TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TSEK Başkanı Bendevi Palandöken ve KTO Başkanı Mahmut Hiçyılmaz'da birer konuşma yaptılar.

 

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren ve imla kuralları ile
yazılmamış yorumlar onaylanmamaktadır.